Dostuzdur, arkadaşızdır, iyiyizdir, hoşuzdur ve iyi de vakit geçiriz. Yıllar geçince anlarız ki geçirlilen zaman kocaman bir hiç. Tüm hikaye yaşanmışlıkta. Yaşarken sınarız birbirimizi. Biraz şanslıysak hayat bir sürü mevzu verir de daha erken sınarız birbirimizi.
Boşu boşuna geçirilen zaman sarfiyatını önlemek tamamen yaşarken sınamaktan geçiyor. Yani kısacası tanımak denen şeyin yaşanmışlık dışında bir yolu yok.
Neyse dertlendim fena. İçerledim yıllanmış bir dostluğun bugün verilemeyen sınavından. Bugün öğrendim ki 'biz' birbirimizin içini dışını bir türlü bilememişiz. Tabii kendime kızma miktarımın ise hiç bir ölçüye gelir durumu yok. Bilimsel verilerle konuşan biz insancıkların bazen tarifi mümkün olmayan anlar, olaylar v.s yaşamaları gibi bir durum. Fena kızdım kendime. Cevabını bildiğimden emin olduğum sorularıma kızdım. Cevabını bilerek sorduğum sorulara, doğru olamadığını bilmeme rağmen, senin yanıtlarını mutlak doğru olarak kabul edişime kızdım. Neyse dostluk kavramını iyiceee abartmışım ben. Yeniden tariflemek ise istemiyorum. Bugün öyle şiştim ki patlamam an meselesiydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder