bu akşam üstünden itibaren seçim bağırtılarının parti genel başkanlarının konuşmadığı birkaç saat geçirmenin keyfini yaşıyoruz... aylardır bizi yalanlarınızla dolanlarınızla şişirdiniz fenalık geçirttiniz... ohhh be kaçılın!
Sıkıntıdan patlamak, huzursuzluk, sinir gibi etkiler dayanılmaz boyuta gelince cuk oturan bu sözcüğün başka bir manası yoktur.
İçimşişti artık kendi adıyla yayında
11 Haziran 2011 Cumartesi
SEÇİM BAĞIRTILARINDAN ŞİŞMEDİK Mİ?
21 Mayıs 2011 Cumartesi
BANA Bİ ÇARE !!!
Sürekli birilerinin gazını almaktan, tampon olmaktan, "dur sen kapat ben halledicem" demekten, "birazdan arıyorum seni" demekten, "tamam ben ararım" demekten sıkıldım, fena sıkıldım, bunaldım, şiştim, şiştim, şiştim!
Etiketler:
bana bi çare,
bana bir çare,
gaz almak,
şiştim,
tampon olmak
Uyumak istemediğim gibi.....
Azıcık insan olup uyumam gereken saatlerde kendime hallenip duruyorum. Duş mu alsam, kaş mı yolsam, tv'ye mi sarsam... Yok yok ben en iyisi Murathan Mungan okuyayım biraz.
16 Nisan 2011 Cumartesi
Büyük Anadolu Yürüyüşü!
www.dogadernegi.org/buyuk-anadolu-yuruyusu.aspx"
2 Mart 2011 Çarşamba
Bloguma dokunma!
http://www.facebook.com/blogumadokunma?sk=wall
15 Şubat 2011 Salı
İçimi şişiren Life
içim yeteri kadar şişik vaziyette ... Patron lütfen life'ı çöz :)
25 Ocak 2011 Salı
İşim mi ne?
Son iki haftadır ofise neredeyse hiç uğrayamadım. Hiç bir işimi halledemedim. Yapmam gerekenler üst üste birikip dağ gibi oldular beni bekliyorlar. Neden mi?
Toplantı(lar). Birbirinden epeyce uzak mekanlarda verilmiş toplantı randevuları. İki haftadır ne iş yapıyorsun sorusuna cevap vermek için düşünürken yakaladım kendimi. Artık tasarımcıyım diyemediğimi farkettim. Ne kadar güzelmiş bilgisayarının karşısında dar alanda misanpaj sorunlarını düşünmek. Meslek hastalığı olarak gelişen düzen opsesyonu. Şimdiden özledim. İnsanlarla ekip halinde iş yapmak yordu beni. Zor hem de çok zor.
İçim şişti tüm toplantılardan. İki haftadır profesyonel olarak sadece toplantılara katılıyorum. Ne yazık ki toplantılarda alınan kararları uygulamak için ofise dönemediğim için notlar notlar ve notlar halinde çantamda taşıyorum.
Bana kolaylıklar.
Toplantı(lar). Birbirinden epeyce uzak mekanlarda verilmiş toplantı randevuları. İki haftadır ne iş yapıyorsun sorusuna cevap vermek için düşünürken yakaladım kendimi. Artık tasarımcıyım diyemediğimi farkettim. Ne kadar güzelmiş bilgisayarının karşısında dar alanda misanpaj sorunlarını düşünmek. Meslek hastalığı olarak gelişen düzen opsesyonu. Şimdiden özledim. İnsanlarla ekip halinde iş yapmak yordu beni. Zor hem de çok zor.
İçim şişti tüm toplantılardan. İki haftadır profesyonel olarak sadece toplantılara katılıyorum. Ne yazık ki toplantılarda alınan kararları uygulamak için ofise dönemediğim için notlar notlar ve notlar halinde çantamda taşıyorum.
Bana kolaylıklar.
20 Ocak 2011 Perşembe
İçimi şişiren (ANILAR) the and
Birden özleyiveriyorsunuz... Çoktan unuttuğunuzu sandığınız ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz. Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü, siz çarşaflarınızın arasında, bütün tehlikelerden uzak, güvenle yattığınızı sandığınız bir anda, usulca ruhunuza sokulup, sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi... Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor. Özlediğiniz ise çok uzaklarda... Yanında olmasını istediğiniz halde yanınızda olmayan bir tek kişi, yanınıza bile yaklaşmadan, hatta onu özlediğinizden ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip başka kılıklara sokuyor...
özlemek elbette güzeldir :)
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi... Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor. Özlediğiniz ise çok uzaklarda... Yanında olmasını istediğiniz halde yanınızda olmayan bir tek kişi, yanınıza bile yaklaşmadan, hatta onu özlediğinizden ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip başka kılıklara sokuyor...
özlemek elbette güzeldir :)
14 Ocak 2011 Cuma
Gül'ün şaraplı Atatürk sofrası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)