genel müdür asistanını buluyoruz... az önce de genel müdür danışmanı diye bir title duydum ... bu ne ya. bi taraflarından pozisyon uydurmuşlar sanki :)
Sıkıntıdan patlamak, huzursuzluk, sinir gibi etkiler dayanılmaz boyuta gelince cuk oturan bu sözcüğün başka bir manası yoktur.
İçimşişti artık kendi adıyla yayında
11 Kasım 2011 Cuma
genel müdür danışmanı
Etiketler:
genel müdür asistanı,
genel müdür danışmanı,
title
azıcık nezaket yahu
bazen çok da umrumda olmayan insanların yaptığı ya da yapmadığı şeyler ne kadar canımı sıkıyor. doğrudan bir ilişkim olmayan biri ile aynı otomobile (mecburen) inerken-binerken beni geçtim şoföre bile günaydın, iyi akşamlar, teşekkür ederim vs demiyor... insan taksiden bile inerken iyi akşamlar der ya da teşekkür eder... Böyle tipler benim olduğum otomobile binerken anında indirmek istiyorum.... toplum içinde nasıl yaşanacağını bilmeyen insana benzeyen şeyler, çok canımı sıkıyorsunuz azcık nezaket öğrenin...
17 Ekim 2011 Pazartesi
Bakalım bu sezon kim ölcek?!
Dün bindiğin taksi şoförü nasıl iğrenç insanlar olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Olay şöyle gelişti....... Lafı saçma bir şekilde Acun'un dans yarışmasına getirdi. "Siz de izliyor musunuz ?" diye sordu. "Evet" dedim... Aynen şöyle söyledi : "Ağuaaugae (gülüyo burda) bakalım bu sezon sonunda kim ölcek".... Yuh dedim ya yuh
Etrafımda dolaşanlar
Şimdi hiç isim vermek istemiyorum ama etrafımda salak salak dolaşan tipler ver
nefret
Yavaş internetten, yoğun trafikten nefret ediyorum...
yok artık
Güncelleme nedir arkadaş zam yapıyosun basbaya. Hadi 1600 CC almadık, Napalım yemeyelim, içmeyelim, ısınmayalım, doktora gidemeyelim de ölelim mi istiyosunuz. Aile hekimlerine recete yazdırmak da artık parayla olmuş yok artık yani dedirttiler
Etiketler:
1600 cc,
doktor,
güncelleme,
reçete aile hekimi,
zam
Bilgi işleme gıcık oluyorum
Çalıştığım şirketin bilgi işlemi haber vermeden bilgisayarıma bağlanıyor. Çok gıcık oluyorum .. Çok fena planlarım var.
14 Eylül 2011 Çarşamba
Bir cinnet!
"Şerefsizim bir cinnet herşeyi çözer." (bkz. Domdurmam Gaymak)
11 Eylül 2011 Pazar
Doktor moktor....
Erol Köse bir de tıp fakültesi okumuş doktor değil mi? Hani adamın title'ına bakınca kültürlü zanneder insan. Ama düpedüz şantaj yapan, ona buna sataşan ucuz bir adammış. Sanat ve magazin camiamızda böyle insanlar olmasından bıktım kendi payıma. Gerçi ne bekliyoruz EROL KÖSE. Başna ne olacaktı.
6 Eylül 2011 Salı
ŞUURSUZLUKta "EN"ler ÖDÜLLENDİRİLECEK!
"Ben herşeyi bilirim..."
"Asla yanılmam..."
"Ben şöyle bir insanım...."
Eğer her cümleniz ben ile başlayıp kendinizi, bilginizi, becerinizi, yeteneğinizi ve görgünüzü anlatıp noktalanıyorsa sizin için kaçırılmayacak bir fırsat.
"Bu çeşit" bir insan olmanın zorluğunu tespit eden pikoloji biliminde isim yapmış bilim insanları toplanıp imza attıkları bir dilekçeyi TBMM'sine gönderdi. Sürekli kendini anlatmanın bir hastalık olduğunu sananlara hitaben yayınladıkları basın bülteninde "İnsanlar çeşit çeşitmiş, elbette bu çeşitliliğe saygı duyup şimdiye kadar asap bozucu ve tahammül edilemez gibi tarif edilen bu durumun artık değişmesi gerektiğini, bunun için devlet büyüklerinin bir adım atmasın kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdiler.
Bu girişim üzerine yola çıkan bazı millet vekilleri bir kampanya başlatıp "bu çeşit" insanların bağlı bulundukları belediyelere baş vurarak katılacakları bir sosyal sorumluluk yarışması başlatıldı. Yarışmanın üç kazananının olacağı bildirilen açıklamada, "EN" şuşursuza ömür boyu beleşe yaşamak, ikincisine boğaz gören herhangi bir teras katında ömrünün yarısını geçirmek, yarışmanın kazanan üçüncüsüne ise Başbakan Tayyip Erdoğan ile Üsküdar'da Kız Kulesine baka kalarak sessizce konuşmadan bir saat geçirmek hediye edilecek.
Böylece şuursuzluk meşruluk kazanarak "bu çeşit" insanlar artık yadırganmayacak. Artık kimsenin içi şişemez. Puhahhahaaa:))
"Asla yanılmam..."
"Ben şöyle bir insanım...."
Eğer her cümleniz ben ile başlayıp kendinizi, bilginizi, becerinizi, yeteneğinizi ve görgünüzü anlatıp noktalanıyorsa sizin için kaçırılmayacak bir fırsat.
"Bu çeşit" bir insan olmanın zorluğunu tespit eden pikoloji biliminde isim yapmış bilim insanları toplanıp imza attıkları bir dilekçeyi TBMM'sine gönderdi. Sürekli kendini anlatmanın bir hastalık olduğunu sananlara hitaben yayınladıkları basın bülteninde "İnsanlar çeşit çeşitmiş, elbette bu çeşitliliğe saygı duyup şimdiye kadar asap bozucu ve tahammül edilemez gibi tarif edilen bu durumun artık değişmesi gerektiğini, bunun için devlet büyüklerinin bir adım atmasın kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdiler.
Bu girişim üzerine yola çıkan bazı millet vekilleri bir kampanya başlatıp "bu çeşit" insanların bağlı bulundukları belediyelere baş vurarak katılacakları bir sosyal sorumluluk yarışması başlatıldı. Yarışmanın üç kazananının olacağı bildirilen açıklamada, "EN" şuşursuza ömür boyu beleşe yaşamak, ikincisine boğaz gören herhangi bir teras katında ömrünün yarısını geçirmek, yarışmanın kazanan üçüncüsüne ise Başbakan Tayyip Erdoğan ile Üsküdar'da Kız Kulesine baka kalarak sessizce konuşmadan bir saat geçirmek hediye edilecek.
Böylece şuursuzluk meşruluk kazanarak "bu çeşit" insanlar artık yadırganmayacak. Artık kimsenin içi şişemez. Puhahhahaaa:))
Etiketler:
kendini bilememek,
kendini bilmek,
şuursuzluk,
TBMM
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)