İçimşişti artık kendi adıyla yayında

Sen de içini şişiren bu dünyanın garip halleriyle haşır neşirsen, ve biraz olsun silkinebilmenin yollarını arıyorsan, bu adresten icimsisti.com yazarı olabilirsin.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Bakalım bu sezon kim ölcek?!

Dün bindiğin taksi şoförü nasıl iğrenç insanlar olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Olay şöyle gelişti....... Lafı saçma bir şekilde Acun'un dans yarışmasına getirdi. "Siz de izliyor musunuz ?" diye sordu. "Evet" dedim... Aynen şöyle söyledi : "Ağuaaugae (gülüyo burda) bakalım bu sezon sonunda kim ölcek".... Yuh dedim ya yuh

Etrafımda dolaşanlar

Şimdi hiç isim vermek istemiyorum ama etrafımda salak salak dolaşan tipler ver

nefret

Yavaş internetten, yoğun trafikten nefret ediyorum...

yok artık

Güncelleme nedir arkadaş zam yapıyosun basbaya. Hadi 1600 CC almadık, Napalım yemeyelim, içmeyelim, ısınmayalım, doktora gidemeyelim de ölelim mi istiyosunuz. Aile hekimlerine recete yazdırmak da artık parayla olmuş yok artık yani dedirttiler

Bilgi işleme gıcık oluyorum

Çalıştığım şirketin bilgi işlemi haber vermeden bilgisayarıma bağlanıyor. Çok gıcık oluyorum .. Çok fena planlarım var.

14 Eylül 2011 Çarşamba

Bir cinnet!

"Şerefsizim bir cinnet herşeyi çözer." (bkz. Domdurmam Gaymak)

11 Eylül 2011 Pazar

Doktor moktor....

Erol Köse bir de tıp fakültesi okumuş doktor değil mi? Hani adamın title'ına bakınca kültürlü zanneder insan. Ama düpedüz şantaj yapan, ona buna sataşan ucuz bir adammış. Sanat ve magazin camiamızda böyle insanlar olmasından bıktım kendi payıma. Gerçi ne bekliyoruz EROL KÖSE. Başna ne olacaktı.

6 Eylül 2011 Salı

ŞUURSUZLUKta "EN"ler ÖDÜLLENDİRİLECEK!

"Ben herşeyi bilirim..."
"Asla yanılmam..."
"Ben şöyle bir insanım...."

Eğer her cümleniz ben ile başlayıp kendinizi, bilginizi, becerinizi, yeteneğinizi ve görgünüzü anlatıp noktalanıyorsa sizin için kaçırılmayacak bir fırsat.

"Bu çeşit" bir insan olmanın zorluğunu tespit eden pikoloji biliminde isim yapmış bilim insanları toplanıp imza attıkları bir dilekçeyi TBMM'sine gönderdi. Sürekli kendini anlatmanın bir hastalık olduğunu sananlara hitaben yayınladıkları basın bülteninde "İnsanlar çeşit çeşitmiş, elbette bu çeşitliliğe saygı duyup şimdiye kadar asap bozucu ve tahammül edilemez gibi tarif edilen bu durumun artık değişmesi gerektiğini, bunun için devlet büyüklerinin bir adım atmasın kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdiler.

Bu girişim üzerine yola çıkan bazı millet vekilleri bir kampanya başlatıp "bu çeşit" insanların bağlı bulundukları belediyelere baş vurarak katılacakları bir sosyal sorumluluk yarışması başlatıldı. Yarışmanın üç kazananının olacağı bildirilen açıklamada, "EN" şuşursuza ömür boyu beleşe yaşamak, ikincisine boğaz gören herhangi bir teras katında ömrünün yarısını geçirmek, yarışmanın kazanan üçüncüsüne ise Başbakan Tayyip Erdoğan ile Üsküdar'da Kız Kulesine baka kalarak sessizce konuşmadan bir saat geçirmek hediye edilecek.

Böylece şuursuzluk meşruluk kazanarak "bu çeşit" insanlar artık yadırganmayacak. Artık kimsenin içi şişemez. Puhahhahaaa:))

28 Temmuz 2011 Perşembe

TECAVÜZ MÜ! NEDEN ETMEYEYİM?

Bugün okuduğum iki gazetede de manşetten verilen tecavüz haberleri sinirimi tepeme çıkarttı. Çeşitli yaş, boy ve kilolarda toplum sağlığı için ciddi tehlike oluşturan sapkınlar ve eylemleri artık gizili kapaklı kalmıyor. Evet haklısınız bunun kızılacak bir yanı yok. Zaten burasını durum olarak dikkate bile almıyorum. Elbette fotoğrafını görünce içimde katil olabileceğim hissini uyandıran bu ar/utanma taşımayan organizmaların yaptıkları elbette gizili kapaklı kalmayacak. Giderek daha teşirci olmamız umudunu içimde...

Gel gör ki haberleri okuyunca aklıma suç, ceza durumu takıldı. Hay araştırmaz olaydım. Okurkan sıkıntı bastı yahuu. Özellikle Türkiye’e durum fazlasıyla vahim. Durumu özetleyen basit bir örnek; çocuk istismarına ceza sözkonusu olmasına rağmen, ihmali suç teşkil etmiyor. Dolayısıyla suç işleyen küçük çocuğun ailesi veya ebevenleri suçlu sayılmıyor. Yasalarımız standartların o kadar altındaki sapıklar ne yapsın. Üç yıl ceza alacak diye hastalıklı fantazilerinden uzak mı dursun? Ne denki. Biliyorsunuz girer biraz para öder ve çıkar. Miden bulandı. Kusup geliyorum..

20 Haziran 2011 Pazartesi

KAÇILLLL!!!!!!!!!!

Hasbelkader iki kelam laf etme tesadüfüne engel olamamışınızdır. Bunlar genelde bir zümrenin, grubun, herhangi sıradan bir topluluğun üyeleridirler... Bir sonraki karşılaşmada 2 yıl önce dambılını getiren kargo şirketinin elemanı ile yaşadığı saçmalık ötesi bir muhabbeti ayaküstü size anlatma cüretinde bulunacak kadar şuursuzdurlar... Tam da bu noktada kişi kendine sorar, 'kim bu salak', 'banane senin dambılından' diye... Sonrası mı? 'Kaçılll' diyerek uzaklaşırsınız...